Hey gidi günler!
Eski arkadaşlara ulaşmayı çok istiyor insan. Bende isterdim, sanırdım ki ona ulaştığımda kaldığım yerden devam edeceğiz, o tat o neşe yine olacak. Ama olmuyor. İlk sohbet güzel oluyor, 3-5 gün konuşuyorsun. Sonra bakıyorsunki o, hatıralarındaki kişi değil, başka biri olmuş çıkmış. O tatlı neşeli günlerde geride kalmış, tekrar yaşamanın olanağı yok. Anılarındaki güzellikte kayboluyor sonra. Ben bunu 5-10 sefer yaşadım, o yüzden bıraktım artık, anılarımda güzel kalsınlar diyorum. İnsan arkadaşlarıyla fotoğraf çektirirken bilemiyor ki arkadaşlık denilen şeyden geriye bir şey kalacak mı? İyi niyetle kocaman gülümsemelerle çektirilmiş onlarca fotoğrafa bu gün burdan, gelecekten bakınca bir burukluk, kontrol edilebilir bir öfke beliriyor insanda. Bu cümleleri benim fotoğraflarıma bakıp da kuracak insanlar da var. Herkes döker eteğindeki taşı, beş taş oynarız. Oyun arkadaşı bulabilirsek tabii.
Evrak ararken eski fotoğraflar geçti elime, lise yıllarında çektirilmiş bir yığın fotoğraf, şu an bir kısmı çöp poşetinde dönüşmeyi bekliyor. Mezuniyetin üzerinden seneler geçtikten sonra bile, bitmiş, ölmüş arkadaşlıklar hiç hatırlanmazken hâlâ bir yerlerden fotoğraflar aracılığıyla hafızayı zorlamaya çalışıyor, geçmiş.
Zaman zaman kendi canından önde tuttuğun arkadaşlar zamanla Allah canımı alsaydı da bunları görmeseydim dedirtecek kadar yıkıma sebep olunca, “benden uzak Allah’a yakın olsun” kıvamına geliyor arkadaşlık. E haliyle de adı değişiyor. Arkadaş, eski arkadaş gibi kavramlar bu yeni durumu karşılayamaz. Eski güzel günlerin hatırına arkadaş en azından eski arkadaş demeyi uygun görecekler ve uygun görmeyip tenkit edecekler olacaktır.
Ortaya söylüyorum. Göndermesiz söylüyorum. Gönderilecek bir şey yok zira. Gönderme yapılacak kadar biçilmiş kıymet söz konusu değil. Arkadaş vardır. Eski arkadaş yoktur. Eski arkadaş eskimiş çorap gibidir. Çorabın da hatırası olmaz. Eskiyince atılır.
Tanıdık, ha evet görsem tanırım, denilebilir, eski arkadaş diye adlandırılan kişi ve kişilere. Ve lakin sokakta görsem tanımam deme hakkı, yanımda ölse bir bardak su vermem deme hakkı da saklıdır. Bir şekilde görüşülememiş, irtibat kesilmişse olması gereken olmuştur. Ve lakin bunu da karşılamaz eski arkadaş. çocukluk arkadaşım, okul arkadaşım demek daha açıklayıcıdır. İnsan arkadaşını, okul arkadaşım, çocukluk arkadaşım diye değil, arkadaşım, diye tanıştırır. Merak edilirse, arkadaşlığın temeli okuldan, mahalleden diye merak edicinin merakının nefsi kırılır.
Nefis kırılır iyileşir, insan kırılır, kırılır.










gerçektende çok doğruuuuuu……yıllarca aynıı sırayı aynı sınıfı aynı eşyaları paylaştığın arkadaşların yolda görünce kafasını çevirmeye başlıyooo
hiçç süt kardeşmiş neymiş yazar bile unutmuş:D
Yorum Yaz
Etiketler
Kategoriler
Arşivler
Bağlantılar
Son Yorumlar