Anasayfa » Featured, Genel, Headline, Kişisel, Yaşam

SERA ETKİSİ VE KÜRESEL ISINMA

17 Mart 2010 1.220 Görüntüleme Henuz Yorum Yok


Hava kirletici gazlar, özellikle CO2 , hava kirliliği nedeniyle atmosferde önemli oranlarda artmaktadır. Atmosferdeki miktarı artmış olan CO2 , metan ve su buharı gibi gazlar güneşten gelen ışınları yeryüzüne doğru geçirir. Fakat bu ışınlar yeryüzüne çarptıktan sonra dalga boyları değişir, ısı enerjisine dönüşür. Bu ısı dalgaları karalardan atmosfere doğru tekrar yükselir. Fakat, atmosferde fazla oranda birikmiş gazlardan özellikle CO2, bu ısı dalgalarının yükselmesine engel olur. Böylece, ısı dalgaları yeryüzüne yakın atmosfer tabakasında kalırlar. Bunun sonucunda da yeryüzü bunlar tarafından ısıtılır. Diğer bir deyişle yeryüzünün sıcaklığı artar. Bu olaya CO2 ‘in sera etkisi denmektedir. Bu olay sonucunda iklimin değişeceği ve sıcaklığın artacağı bildirilmektedir (Küresel Isınma). Hatta bu sıcaklıktan ötürü kutuplardaki buzulların tümüyle eriyeceğinden korkulmaktadır. Belirli bölgelerin aşırı sıcaktan çölleşeceği, buzullardaki bitki örtüsünün tamamen değişeceği tahmin edilmektedir. Bütün bu olaylar toplu olarak şöyle değerlendirilmektedir. “Eğer, insan etkisiyle havadaki gazlar, özellikle CO2 miktarı, bu şekilde artmaya devam ederse, dünya çapında bir iklim felaketi beklenmektedir.”

        Su buharı : Su buharı atmosferde sürekli ve değişik oranlarda bulunur. Su buharı CO2 gazında olduğu gibi güneşten ve topraktan gelen enerjinin tutulmasında böylece gündüzleri ısınmada geceleri ise soğumanın yavaşlatılmasında etkilidir.

        Ozon : Ozon oksijenin allotropik (kimyaca farkları olmayan cisimlerin ayrı özellikler göstermesi) halidir. Genellikle atmosferde bulunan molekül halindeki oksijenin ultraviyole ışınlarının etkisiyle O3 halinde çevrilmesiyle oluşur. Sulu ve gaz durumunda mavi renk gösteren ozon, atmosferin mavi görünmesinde  rol oynar.      

       Kuvvetli bir oksidasyon özelliği olan ozon, amonyağı azot asidine çevirerek havada  azot tozlarının oluşumuna neden olur. Bunlar yağmur sularıyla birlikte toprak yüzeyine kadar inerek bitkilerin besin elementlerini oluştururlar. Fırtınalı havalarda atmosferde oluşan elektrik akımlarıyla oksijen ozona dönüşür. O nedenle ozonun atmosferdeki oranı özellikle ilkbaharda yükselir.

Ozon gazının canlılar yönünden önemi büyüktür. Güneşten gelen ışınlar arasında önemli bir yer tutan ultraviyole(morötesi) ışınlarının canlı organizmalar üzerinde öldürücü etkisi vardır. Güneş ışınlarında mikropların ölmesi bu nedenledir. Atmosferde bulunan ozon, ultraviyole ışınlarını emme özelliğine sahiptir. Bu nedenle güneşten gelen ultraviyole ışınları, atmosfere bol miktarda girmelerine karşın yeryüzeyine daha az miktarda inerler.

OZON TABAKASININ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLER

        Yeryüzünden 19-45 km. yüksekteki atmosfer tabakası Ozon Tabakası veya Ozonosfer olarak adlandırılmaktadır. Ozon tabakası kimyasal formülü O3 olan ozon moleküllerinden oluşur. Bu tabaka, güneşten gelen kısa dalga boylu morötesi (ultraviyole) ışınlarının büyük bir bölümünü tutmaktadır. Gerçekten, morötesi ışınların güneşten çıkan miktarı tüm güneş enerjisinin % 12’si kadar olduğu; bunun ancak % 2’sinin yeryüzüne geldiği ifade edilmektedir. Böylece morötesi ışınlarının çoğu ozon tabakası tarafından tutulmaktadır. Bu olay çok önemlidir. Çünkü yeryüzüne gelen morötesi ışınlarının % 2’den çok olması durumunda, deri kanseri ve göz (katarakt) hastalıkları artacak, canlıların bağışıklık sistemleri zayıflayacaktır. O nedenle, bu ışınların koruyucu kalkanı olan ozon tabakasının delinmesi olayı oldukça önemlidir.

         Ozon tabakasının delinmesi olayı özet olarak şöyle açıklanabilir:  Deodorantlarda  itici, buzdolapları ve klimalarda  soğutucu ve boyalarda  emülsiyonlaştırıcı (çözücü) olarak kullanılan bazı gazlar, özellikle kloroflorokarbon CFC adı verilen (CFCl3, CFCl2) gazlar yeryüzünden 25-30 km. yüksekliğe kadar çıkarlar. Burada morötesi ışınlarla karşılaşınca, bu ışınlar bu gazların bileşiminden bir Cl (klor) atomunu açığa çıkarırlar. Bu klor atomu da ozon tabakasını oluşturan ozon moleküllerinden (O3) bir oksijenle kimyasal reaksiyona girerek ozon molekülünü oksijen (O2) molekülüne indirger. Bu olay sürekli olarak cereyan edince, ozon tabakasını oluşturan O3 molekülleri gittikçe azalır. Ve bazı bölgelerde tamamen tükenir. Buna ozon tabakasının delinmesi denir. Bu bölgelerde morötesi ışınlar hiç tutulmadan geçeceğinden yeryüzüne gelen morötesi ışın miktarı artar ve yukarıda açıklanan zararlı etkiler başlar.

         A.B.D.’de Uzay Araştırma Kuruluşu NASA tarafından yayınlanan bir raporda, ozon tabakasında oluşabilecek % 1 oranındaki bir incelme sonucu, yalnız A.B.D.’de yılda 5000 kişinin deri kanserinden ölebileceği ileri sürülmektedir. Bu incelmenin ve delinmenin denizlerdeki besin zincirini bile bozabileceği bildirilmektedir.

         Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, hava kirlenmesinin zararları yalnız yeryüzü ile sınırlı değildir. Yeryüzünden 25 km. yükseklikteki atmosfer tabakasını da tahrip edebilmektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Veren Olmamış)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Yorum Yaz

Yorumunuzu asagiya ekleyin, veya kendi sitenizden geri izleme yapin. Ayni zamanda RSS ile bu yorumlara kaydolabilirsiniz