Salma (Vahşi) Sulamaya Son!
18 Şubat 2010
2.143 Görüntüleme
3 Yorum

Türkiye’ye alansal olarak 643 kg/m2 degil de 585 kg/m2 ortalama yağış düştüğü söylenebilir. Buna göre Türkiye’ye yılda ortalama olarak, 501 milyar m3 değil 457 milyar m3 yağış düşmektedir. Ülkemize yılda 44 milyar m3 daha az yağış düşmektedir.
Dünya su tüketiminin yaklasık %65’i tarımda kullanılmaktadır.
Ülkemizde kullanılabilir suyun %74 tarımda kullanılmatadır. Türkiye’de toplam sulamanın %8o civarı salma sulama halinde yapılmaktadır. Bitkinin ve ağacın ihtiyacından fazla
toprağa verilmesi diye tanımladığımız salma sulama, kademe kademe toprağın kimyasını bozmaktadır. Aşırı su tüketimi, tarım topraklarını yavaş yavaş tuzlaştırmakta ve çoraklaştırmaktadır. Nasıl mı?
Salma sulama ile sebze bitkisi ve meyve ağacı ihtiyacının üzerinde topraga su verilmektedir. Küresel ısınma ile birlikte topraktaki nem daha hızlı şekilde buharlaşırken su içindeki tuz bileşikleri toprakta kalmaktadır. Aşırı sulamayla taban suyu yukarı doğru harekete geçmekte (kohezyon) , kılcal kanallar vasıtasıyla toprak yüzeyine dek ulaşmaktadır. Yüzeye ulaştığında ise sıcağın etkisiyle su buharlaşmakta ve içindeki tuzu toprak yüzeyinde bırakmaktadır. Zamanla toprak çoraklaşmaktadır. Toprağa ekilen tohumlar çimlenememektedir. Tuz toprak yapısını bozarak geçirimliliğini azaltmaktadır. Toprakta yeterli nem bulunsa bile bitki bundan yararlanamaz, beslenemez ve gelişemez. Buna fizyolojik kuraklık denir. Olumsuzlugun devamında ise çöllesme yasanır. Örnek olarak ülkemizde bulunan Harran Ovası tuzluluk problemi olan başlıca topraklarımız arasında yer almaktadır.
“Araştırma sahasında geçmiş dönemlerde, önemsiz düzeylerde var olan tuzluluk problemi, 1995 yılında baraj sulamasının başlamasından sonra tarım arazilerinde ciddi bir problem halini almıştır. Harran Ovası’ nda, farklı derecelerde tuzluluk problemi çeken topraklar yaklaşık 15.000 hektardır. Tuzluluğun başlıca nedenlerini; iklim koşulları, toprak özellikleri, taban suyunun yüksek olması, sulama sularının kaliteli olmayışı, yanlış ve aşırı sulama, morfolojik özellikler, arazi kullanımındaki yanlışlıklar ve sulama sonucu biriken suların tarım arazilerinden dışarıya tahliye edilememesi oluşturur. “
Sıcak gündüz saatlerinde tarımda ve park bahçede sulama yapılması topraktaki suyun daha hızlı bir sekilde buharlaşmasına neden olur. Topraktaki nemin hızlı bir şekilde buharlaşması toprağın kimyasını bozar. Kimyası bozulan toprak, tuzlaşır ve yavaş yavaş çölleşir. Böylece toprak bazı bitkiler bakımından yüzlerce yıl kullanılamaz hale dönüşür. Çünkü doğadaki bitkisel toprak yüzlerce yıl sonunda oluşmaktadır. Bitkisel toprağı korumak çok önemlidir. Geç kalmadan herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Salma sulamaya son
verilmeli, bitkinin ihtiyacı kadar su veren basınçlı sulama sistemine geçilmelidir. Bu konuda seferberlik ilan edilmelidir.
Basınçlı sulamaya geçmek suretiyle;
• Minimum isçilikle maksimum gelir,
• Su kaynaklarının en az % 50 oranında korunması,
• Topragın korunması, söz konusudur.
Modern ve tasarruflu sulama yöntemleri desteklenirken; Akdeniz bölgesinden başlanarak kuraklığa dayanıklı doğru tarımsal ürün desenleri belirlenmeli. Çukurova, Harran ve Konya Ovası basınçlı sulama ile nefes alabilir. Bu konuya sadece toprak sahipliligi açısından degil, ülkenin gelecegi açısından bakmakta yarar vardır.
Konya Havzası ’nda çiftçilerin %70’i hala salma sulama yöntemi ile sulama yapmaktadırlar. Basınçlı sulamaya geçilmesi ile Konya Havzası’nda tahmini su ihtiyacı ilk etapta 800 milyon metreküpten 320 milyon metreküpe düşecektir. Bölgede 10 yıl içinde de su eksiği kalmayacaktır. Buna paralel olarak havza genelinde sulu tarım alanlarında kuru tarımın, kuru tarıma elverişli alanlarda ise sulu tarım yapılmasını önleyecek yeni bir tarımsal faaliyet planları oluşturulmalıdır. Bitkinin su ihtiyacına göre sulak alanlarda ekim yapılmasını sağlayacak akılcı tarım politikasının geliştirilmesini kapsayan düzenlemeler de yapıldıgı takdirde Konya Kapalı Havzası’ndaki su eksigi sorunu ortadan kalkacaktır. Ancak her seyden önce acil çözülmesi gereken sorun salma sulamanın sonlandırılmasıdır. Eger salma sulama önlenebilir gerekli yatırımlar yapılırsa Konya Kapalı Havzası’ndaki su sorunu çözülür.
Konya Havzası’nda özellikle salma sulama ile yeraltı sularının seviyesi, yılda 1 metre geri çekilmektedir.
Bugün GAP bölgesinde sulanabilir arazi miktarı 1,8 milyon hektardır. Bugüne dek DSH tarafından yaklasık olarak 230 bin hektarlık arazi sulamaya açılabilmistir. Drenaj tesis edilmemis bu alanların yaklasık olarak yarısında tuzlanma görülmeye baslanmıstır. Fırat Nehri’nin iyi kalitedeki suyu bile her yıl 10 dekarlık bir araziye 1,1 ton tuz bırakmaktadır.
Tarım arazisinin tuzlulaşmasını engellemek için alınması gereken tedbirler kısaca şunlardır.
- Çiftçiler arazi kullanımı konusunda eğitimden geçirilmeli
- Taban suyunu yükseltebilecek aşırı sulamanın önüne geçilmeli
- Damlama ve yağmurlama sulama sistemleri yaygınlaştırılarak etkin bir sulama sistemi geliştirilmeli
- Tuzlulaşmayı arttırıcı gereğinden fazla sulamadan kaçınılmalı
- Aşırı gübre ve pestisid kullanımı engellenilmeli
- Toprakta buharlaşmayı azaltmak için yaz aylarında tarım arazileri boş bırakılmamalı
- Tarım arazilerinin üzerinde biriken sular drene edilerek arazilerin dışına akıtılmalı
- Sulamada kaliteli sular tercih edilmeli
- Tarım arazilerinin tesviyesi iyi yapılmalı










çok başarılı bir çalışma ülkemiz tarım sorunlarıyla ilgili daha başka yazılarınızı bekliyorum
Teşekkür ederim.
her kim yazmışsa helal diyor ellerinize sağlık diyor arkadaş gerçektende öyle aşırı su toprağı çoraklaştırıyor her şeyin aşırısı kötü yani zararlı arkadaş müslüman ülkede yaşayan bireyler olarak hani israfın günah olduğunu söylüyorüz öylese aşırı su haramdır teşekkürler yine kardeşlik
Yorum Yaz
Etiketler
Kategoriler
Arşivler
Bağlantılar
Son Yorumlar
Son Yazılar
En Cok Yorum Alanlar
En Cok Okunanlar