Alanya’da Varlığı Tespit Edilen Mağaralar
Damlataş
Damlataş mağarası,1948 yılında vapur iskelesi inşaatında kullanılmak üzere taş ocağı olarak tesbit olunan bugunkü yerinde ,bir dinamit ateşlemesi sonucu bulunmuştur.Birbirinden güzel binlerce sarkıt ve dikiklerden oluşan mağara hemen koruma altına alınmıştır.Aynı zamanda mağara hakkında araştırmalara başlanmıştır.Mağara hakkında ilk araştırmalar “Galip Dere” tarafından yapılmıştır.Galip Dere gazetelerin birinde,2.Dünya Savaşının korkunç günlerinde atılan gaz bombalamalarından korumak için bir mağaraya sığınan Almanların içinde astımlı olanların şifa bulduklarına dair bir haber okur.Mağaranın sağlık açısından faydalı olabileceği fikri ilk o zaman akla gelir ve resmi incelemere başlanır.Doktor ve Kimyagerlerden oluşan ekibin incelemerinden sonra mağaranın astıma iyi geldiği tespit edilir.
Mağaranın Oluşumu Ve Özellikleri: Mağara birinci zamanda permiyen devrine ait yarı kristalize kalker içinde bulunmaktadır.Yapılan incelemeler sonucunda mağaranın 10-15 bin senede oluştuğu tahmin edilmektedir.Bölgenin çok yağışlı olması mağaranın oluşumuna hız vermiştir.Bolca yağan yağmurların gaz karbonikli su ihtiva etmesi nedeniyle,kireçtaşı ve benzerlerini erittiği için,kalker ve kireçtaşı oluşan böygelerde mağaramızda olduğu gibi boşluklar oluşturur.Erimeler devam ederken büyük boşluklar ve bu boşluklara sızan damlacıklar donarak aşağıya doğru sarkar.Damlanın düştüğü yerde de donma olayı gerçekleştiğinden aşağıdan yukarıya dikitler ve yukarıdan aşağıya doğru sarkıtlar meydana gelir.Sarkıt ve dikitler uzamalardan dolayı bazen bir yerde birleşirler.Bunlar da mağaranın sütunlarını oluşturur.Bu damlama özelliğinden dolayı mağaramıza “DAMLATAŞ” ismi verilmiştir.
Mağaranın kapısından içeri girince 45-50 m. uzunluğunda bir geçit 13-14 m. çapında ve 15 m. yüksekliğinde silindirik bir boşluk,ayrıca 15 bin senede oluşmuş sütunlar vardır.Mağaranın iki katlı olan boşluğu 2500 m3 hava ihtiva etmektedir.İçindeki ısı yaz kış 22.3 derecedir.Mutlak nem 19.6 derece,nisbi nem %98′dir.Mağara dış tesirlerden arınmış ve havasında bol miktarda asit karbonik vardır.Hava basıncı deniz seviyesinden biraz aşağıda olmasına rağmen 760 mm’dir.Mağaranın boşluğunun tamamı 180-200 m2′dir.Mağaranın etrafındaki kalınlık 10 m’yi bulduğu için çökme ihtimali yoktur.Senenin 5-6 ayında devamlı olarak damlamaktadır.
Mağaranın Tıbbi Fonksiyonu: Mağaranın astıma iyi gelen dört vasfı olduğu tespit edilmiştir.Mağaranın ortamda bulunan normalden 8-10 misli fazla Karbondioksit,yüksek oranda nem,alçak sühunet,radyoaktivite gibi unsurların ilk ikisinin astıma iyi geldiği,diğer ikisinin de yardımcı faktör olarak kabul edildiği bilinmektedir.
Alanya’ya tedavi için gelen hastalar öncelikle bir doktordan mağaraya girmesinde sakınca olmadığına dair rapor alarak,mağaranın ilgili memuruna başvurması gerekmetedir.Tedavi süresince sembolik bir ücret öderler.
Hasbahçe Mağarası:İlçemizin Küçük Hasbahçe Mahallesi İnişdibi mevkiinde,şehre 4 km. kadar uzaklıktadır.Damlataş mağarasından birkaç misli büyüklüğünde olan mağara hakkında fazla araştırma yapılmadığından dolayı hakkında fazla bir bilgi yoktur.
Kadı İni Mağarası:İlçe merkezinin 15 km. kadar kuzeydoğu istikametinde , Çatak Mevkii denilen yerde bulunmaktadır.Çevrede bulunan piknik yerleri yöreye ayrı bir canlılık vermektedir.Mağara henüz ziyarete açılmamıştır.
Dim Mağarası:İlçe merkezinin 12 km. kadar doğusunda bulunan Cebel-i Reis Dağının yamacında olan mağaraya Alanya Belediyesinin açtığı yolla ulaşım kolaylaşmıştır.Türkiye’nin ziyarete açılan ikinci büyük mağarasıdır. 1 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. İki ayrı koldan dağın içinde ilerleyen mağaranın kollarından biri 50 diğeri 360 metredir.Turizm açısından büyük önem taşıyan mağara içindeki sarkıt,dikit ve sütunları ,havasının serinliği ile gezmeye değer yerlerden biridir.
Korsanlar Mağarası:Alanya Kalesi’nin bulunduğu tarihi yarımadanın altında bir deniz mağarasıdır.Eskiden etrafına korku saçan Korsanların soygunlardan elde ettikleri malları depoladıkları ve kaçırdıkları kızları tuttukları yer olarak ün salmıştır.Bu mağaranın tahminen 10 m. genişliğinde,5-6 m. yüksekliğinde olan ağız kısmı teknelerin rahatlıkla içeri girip çıkmalarına imkan veriyor.İçeriye girdiğinizde cami kubbesi gibi insanın üzerini örten rengarenk taşları ve deniz suyunun bittiği yerden kuzeye doğru uzanan karanlığı seyredebilirsiniz.
Aşıklar Mağarası:Mağara adını kimseye görünmeden baş başa kalmak isteyen aşıklardan aldığı sanılmaktadır.Aşıklar mağarasının 75 metre uzunluğundadır. Alçak tavanı nedeniyle mağaranın içinde zaman zaman eğilerek yürünür. Mağaranın, Damlataş tarafındaki ağzı, denizden sekiz metre kadar yüksektedir ve buradan denize atlanır.
Fosforlu Mağara:.Korsanlar Mağarasına benzer bir görünümde olan Fosforlu Mağaranın kapısı teknenin içeri girmesine müsait büyüklüktedir.Deniz dibinde oluşan harika renkli manzara görülmeye değerdir.










sayın Mehmet Zahit YEKEN arkadaşım.. antalyanın alanya ilçesindeki bu kadar onemli ve guzel tarihi yerleri bizlerle paylaştığınız için tesekkür ederim..bu sayede alanyadaki bu guzel magralardan haberdar oluyoruz..başarılarınızın dewamını dilerim ..saygılarımla…
Yorum Yaz